UNUTULMAZ BİR KAYAK TATİLİ NEREDE YAPILIR?

Cheerful snowboarder holding girlfriend on his back

 

Hazır kara kış kendini göstermiş, yağmurdan ayrılıp direkt tek başına üzerimize yağmaya başlayan kar gündemimizdeyken, mevsimin en trendy hareketi ne olabilir sizce? Elbette kayak! Hem coğrafya hem de iklim olarak çok uygun bir memleket olduğumuz için kış mevsimini sevenler kendilerini oldukça şanslı hissetmeliler. Her ne kadar bu sınırların dışında kalan, kışı sevmeyen bir bahar çocuğu olsam da sizin için Türkiye’nin en iyi 5 kayak merkezini derledim topladım, buyurun; alfabetik değil tamamen duygusal…

1- Uludağ

ULUDAВDA KAR KALINLIÐI 30 SANTÝMETREYE ULAÞTI

Eski Türk filmlerinde en büyük set kurtarıcısı görevi gören, eskiden sadece zenginlerin ama günümüzde orta direğin de rahatça ulaşabileceği, gidip kayabileceği başlıca dağımız. Bir Bursalı olarak söylemiyorum ama sadece eski bir yanardağ deyip geçemeyeceğiniz, ormanlarla kaplı muhteşem bir manzara, cennete açılan kapılardan biri Uludağ adeta. Zirvesinin 2543 metre olduğu bu beyaz cennette 13 adet lift, 7 adet telesiyej, 6 adet teleski, 7 adet T Bar, 24 saat açık olan acil yardım merkezi ve 1 adet mobil klinik bulunuyor. En uzun pistin 2 km olduğu Uludağ’da toplam kayak alanı inanamayacaksınız ama 25 km. Elbette Bursa’ya kadar gidip dünyanın en iyi İskender’ini ve kestane şekerini de yemeden dönerseniz sonra başkalarından dinleyip ağlarsınız.

2- Kartepe

kartepe

Neredeyse bütün İstanbul’un en az bir kez gittiği, hafta sonu kaçamakları için müthiş bir seçenek olan Kartepe, Sapanca’nın batısında, İzmit’in doğusunda yer alıyor. 2008 yılında İzmit’e bağlanan ilçelerden biri olan Kartepe’nin en yüksek rakımı 1699 metre. Marmara bölgesinin ikinci kayak merkezi haline gelen Kartepe’de 1 teleski, 3 telesiyej bulunuyor. Günübirlik kaymak ve akşamında biraz partiledikten sonra evinde uyumak isteyen İstanbullulardan iki gün üst üste Kartepe’ye gidip gelenler olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. 800 yatak kapasitesinin bulunduğu bu kayak merkezinde fiyatlar öyle aman aman yüksek falan değil. 80 km ile en yakın havaalanı olarak Sabihan Gökçen’in tercih edilebileceği Kartepe,  İstanbul’a 1.5, Ankara’ya da 4 saatlik mesafede.

3- Kartalkaya

kartalkaya

Bolu’nun güneydoğusunda Köroğlu Milli Parkı’nın içinde yer alan Kartalkaya,  “Alp Disiplini”,“Tur Kayağı” ve “Kayaklı Koşu” açısından oldukça uygun bir merkez. İstanbul, Ankara, Sakarya, Bilecik, Eskişehir ve Bursa gibi şehirlerden yine günübirlik turların düzenlendiği, popülerliği her geçen gün artan bu kayak merkezinde 11 pist, 2 otele bağlı 14 adet teleski, 2 adet telesiyej ve 3 adet baby lift ayrıca yine bu otellerden birine bağlı olarak Türkiye’nin ilk profesyonel snow board alanı bulunuyor. Turistlerin de rağbet ettiği Kartalkaya’da 1800 yatak kapasitesi mevcut. İstanbul’dan kalkıp Kartepe yerine Kartalkaya’ya gidiyorsanız, yol ve kar yorgunluğunu üzerinizden atmak için zaten minimum iki gün kalmalısınız. Dağda sucuk ekmek-şarap keyfini yaşayabileceğiniz enfes seçeneklerden biri Kartalkaya…

4- Palandöken

palandoken2

Bir Bursalı olarak kaymayı Uludağ’da değil Palandöken’de öğrendiğimi de itiraf etmeliyim. Bunun için 3 uzun gün yeterli oluyor. Pistlerinde mangalların dahi eksik olmadığı, etin en lezzetlisini de bulabileceğiniz Erzurum’un efsane dağı Palandöken, Türkiye’nin önemli 5 kayak merkezinden bir diğeri. Dünyanın en dik pistlerinin bulunduğu Palandöken, toplamda 28 km’lik uzunluğu ile benim gibi acemi kayakçıların yanı sıra profesyonellerin de gözbebeği. Ejder ve Kapıkaya isimli, slalom ve büyük slalom yarışları için tescilli iki pisti bulunan Palandöken’de 3160 metre zirveden en aşağıya ulaştığınızda kar havasından bir defada nasıl bronzlaştığınıza siz bile inanamayacaksınız. Snowboarda da çok uygun bir merkez olan Palandöken birçok snowboardcu ve kayakçıyı da ağırlıyor. Öyle ki 2011 yılında Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları’na ev sahipliği yapan merkez, 4500 kişi kapasiteli 5 adet telesiyeje, saatte 300 kişi kapasiteli 1 adet teleskiye, toplam 1800 kişi kapasiteli 2 adet baby lifte ve saatte 1500 kişi kapasiteli 1 adet gondol liftine sahip.

5- Erciyes

erciyes 2

Türkiye’nin ulaşımı en kolay kayak merkezlerinden Erciyes dağı, Kayseri şehir merkezine 25 km uzaklıkta bulunuyor. İstanbul ve İzmir’den de çok rağbet gören Erciyes’e, karayoluyla Ankara’dan 4, Adana’dan ise 5 saatte gidilebiliyor. Kayseri mantısının sıcak sıcak tüketilebildiği merkezde sucuğun da en nefisini yiyebilirsiniz. 5 yıldızlı olanlar gibi küçük otellerin de bulunduğu kayak merkezinde çok geniş pistler ve hızlı liftler olduğu için kimseye çarpmadan, rahat rahat kaymanız mümkün. Sönmüş bir volkan olan Erciyes’te muhakkak bir gece kalmalı, bir şeyler içerken kar yağışlı Kayseri manzarasını mutlaka seyretmeyi ihmal etmemelisiniz.

Her ne kadar Alplerin incisi olan Kitzbuhel’in yerini tutmayacak olsa da Türkiye’deki bu merkezlerde kayak sezonunun Nisan ayı ortalarına kadar süreceğini hatırlatmakta fayda var. Kış bitmeden bilhassa hiç kaymamış olanlara sesleniyorum; ölmeden önce yapmanız gereken 10 gerekli hareketten biri kaymak ve inanın beni dinlediğiniz için beni çok daha fazla seveceksiniz.

İyi kaymalarca…

Tatile Çıkmadan Önce Eksiklerinizi Tamamlayın!