BİR SPOR SALONU KLASİĞİ: AH ŞU ERKEKLER!

Tabiat ana her türü yaratırken erkeğine ayrı bir ihtişam kadınına sadelik vermiş; ama insanoğlu mevzu olduğunda erkeği daha sıradan kadını da kimse kusura bakmasın özene bezene yaratmış. Kadına demiş ki; az kendine bak, vücudunu deforme etme, hızlı ve sık kilo alıp verme, üç beyazdan uzak dur, sırtın yere gelmez. Erkeğe de demiş ki; sevimli biri olursan, şansa kadere artık. Bu genelleme de dahil tüm genellemeler yanlışsa da, benimki biraz doğru bence. Erkekler hayvanlardan uzaklaştıkça kabara kabara dolaşma lükslerini kaybetmişler. Bu durumun tersine döndüğü bir yer icat etmekte gecikmemiş ama erkekler. Adına spor salonu demişler. Kaslanıp, irileşip, kabara kabara yürüyelim ortalarda demişler. Aşırı kaslı, aşırı güçlü olalım ki kadınlar bizden gözlerini alamasın demişler. Yine beş erkek bir araya gelip birbirlerinin bicepsini, tricepsini över hale gelmişler. Böyle tavus kuşu gibi şişinip şişinip dolaşmaları kadınların sinirlerini bozmuş, bu durum kadınları salonlarından soğutmuş. Ne yapıyorlarmış bu erkekler bu salonlarda da kadınlara fenalık gelmiş peki? Yazıyorum bayanlar baylar, okuyun haydi.
shutterstock_296289986

1. Makinelerde ağırlık bırakmışlar.

Hakikaten en sinir olduğum durumlardan biridir. Ey sevgili beyler, bench press yapacak bir insan evladı, senin ardında bıraktığın 20 kiloları teker teker çıkarıp, olması gereken yere koymak zorunda mıdır? Leg Press’i senin gibi 200 kilo ile yapmak zorunda mıdır? O plateleri yerlerine taşımak bile ekstra antrenman belki bize. Ardını topla, asabımızı bozma!

2. Elliptical ve Pilates ile dalga geçmişler.

Elliptical özellikle kalça ve bacaklarını şekillendirmek isteyen kadınların en çok tercih ettiği kardiyo olmakla beraber, Pilates de kadınların salonlarda en çok tercih ettiği grup aktivitesidir. Heralde sırf bu “çok tercih edilme” meselesi yüzünden kadınsal aktiviteler olarak değerlendirilmişlerdir. Ben kendi adıma “varım” diyen beyleri, bir saat gibi bir süre zarfında pes ettirebilmek için Pilates sınıflarına ve koşu bandı yerine de çok dalgasını geçtikleri Elliptical’lara davet ediyorum.

3. Ağırlık çalışan kadına acıyarak bakmışlar.

Ne ayıp! Ağırlık çalışmak ve kaslanmak sadece erkek türüne ait bir özellik mi? Tutun ki öyle, o zaman o kocaman göbekleri, incecik bacakları, elbise askısı gibi omuzlarıyla ortalarda salınan beyleri ne yapacağız? O yüzden bırakın kadınlar ağırlıkları düşük dahi olsa dumbell’ları alıp, ağırlık çalışsınlar.

4. Kadınları göz hapsine almışlar.

Kadın güzel bir tür, başta da söyledim. Spor salonundaki kadın, düzgün antrenman yapmışsa, kendine bakmışsa daha da bakılası bir tür. Anladık; ama hani güzel bir kadın gördüğünde, tren geçiyormuş gibi bakmak? Gözleri ayırmamak? Yakalansa bile, anlık olarak vazgeçip, bir süre sonra tekrar sinsi sinsi izlemeye başlamak? Çok çirkin… Yapmayın!

5. Deodorant kullanmayı unutmuşlar.

Spor salonlarına insanlar spor yapmaya, dolayısıyla terlemeye gelirler. Ter de otomatik olarak kötü kokuya sebep olur. Lakin kılık kıyafetine özen gösteren, havlusunu taşıyan, banyosunu ihmal etmeyen ve deodorant kullanan biri terlese de kötü kokulara sebep olmaz. Erkekler kadınlara göre daha çok terler, dolayısıyla kötü kokma olasılıkları daha yüksektir. Beyler, özen lütfen!

6. Sehpayı arkalarında ter gölü şeklinde bırakmışlar.

Tipik spor salonu dertlerinden biridir. Misal, ben antrenman yaptığım salonda bench’e yatmadan evvel, antrenörden ıslak mendil isteyip, bench’in sağını solunu, kirini pasını iyice bir silip, kurulayıp, anca ondan sonra antrenman yapabiliyorum. Mecbur muyum? Tabii ki hayır. Birincil spor salonu etiği: Havlu kullanın!

7. Ağırlıkları yüksek bir yerden yere gürültüyle bırakmışlar.

Usturuplu bir şekilde çömelip, dumbell’ı bulduğunuz yere sakince bırakmak ne kadar zor olabilir? 20 kilo dumbell’ı 1 metre havadan yere bıraktığınızda, o ani sesten dolayı ödümüz patlamak zorunda mı? Antrenman yaparken bir tekrar fazla yaptığınızı düşünün, sakin olun ve o elinizdeki dumbell’ı yavaşça yere koyun!

8. Soyunmuşlar.

Abooov?! Bu da mı var demeyin, misal benim antrenman yaptığım salonda var. Özellikle saat dokuz buçuk, on sularında salondaki beylere bir şeyler oluyor ve yavaş yavaş soyunmaya başlıyorlar. Tişörtler çıkıyor, şortlar katlanıyor. Hani lisede etek katlanır ya, aynı o hesap… Bacaklar görülsün. Ne kadar çirkin bir görüntüye sebep olduklarının farkında olmasalar gerek ki, eylemlerini periyodik olarak tekrarlıyor bu tipler. Yapmayın lütfen, kahrolsun metalaşma ayrıca!

Ay bu erkek milletinin saçma sapanlıkları anlatmakla bitmez, ama ben bittim… Görüşürüz kızlar!