AÇIK BÜFEYİ KİLO ALMADAN KULLANMA KILAVUZU

Tatildesiniz ve kilonuzu korumak hatta kilo vermek mi istiyorsunuz? Otellerin son derece cezbedici, bin bir çeşit açık büfe yemeklerinin içinde bunu başarabilmek hiç kolay değil. Fakat yaza hazırlık için vermiş olduğunuz kiloların yada yapmış olduğunuz onca sporun da bir kaç günle boşa harcanmaması gerekiyor. Sonrasında suçluluk duygusu hissetmemeniz, döndüğünüzde kilonuzu korumuş hatta vermiş bile olmanız için bilinenin aksine bütün akşam öğünlerinizi ızgara tavukla geçirmenize gerek yok. Sadece birkaç unsura dikkat etmeniz, son derece keyifli bir açık büfe deneyimi geçirmeniz için yeterli olacaktır.

Kahvaltısız güne başlamayın!

İştahınızı arttıran bütün kahvaltı seçeneklerinden yemek yerine tatil süresince her gün farklı bir kahvaltı seçimi yapabilirsiniz. Kahvaltınızı mutlaka domates, salatalık, biber gibi yaz sebzeleri ile çeşitlendirebilirsiniz. İçecek olarak bitki çayları ve süt tercih edebilirsiniz. Kahvaltıda tüketeceğiniz ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, kuru erik, kuru kayısı gibi doğal meyveler hem C vitamini açısından hem de mineraller bakımından zengindir. Yarım yağlı süt ve yulaflı bir kahvaltı seçeneği de son derece sağlıklı seçenekleriniz arasında olabilir.

iStock_000013996946_Medium

Meyve suyu yerine meyveyi katı olarak tüketin!

Açık büfe yemeklerin yanında servis edilen, rengarenk meyve suları bırakın sadece görüntüde kalsın.  İstenilen tadı elde etmek için oldukça yoğun şekerle tatlandırılan aynı zamanda çoğunda katkı maddesi bulunan bu meyve suları sadece vücudunuza değil sağlığınıza da oldukça zararlı. Meyveyi katı olarak tüketirseniz, daha az kalori alıp daha çok lif alırsınız. 1 bardak portakal suyu yaklaşık 110 kalori olup, yok denecek kadar az lif içerir. Fakat 1 orta boy portakal bütün olarak tüketilirse, 3 gr lif içerir ve 60 kaloridir.

Kavurma, kızartma, hamur işinden kaçının!

Açık büfedeki yemekler bizim için hem sağlıklı hem de tehlikelidir. Sağlıklı gibi görünen besinlerin de pişirme yöntemlerine ve sunuluş şekillerine dikkat etmeniz gerekmektedir. Kavurma, kızartma ve hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durmalısınız. Özellikle mayonez gibi soslarla hazırlanan yemeklere ve mezelere dikkat etmelisiniz. Tercihinizi haşlama, ızgara, buğulama ve tencere yemeklerinden yana yapmanızda fayda olacaktır.

Porsiyon kontrolünüze dikkat edin!

Tabaklarınızı küçük seçin. Büyük tabak yerine küçük bir tabak seçmeniz porsiyon kontrolü yapmanız kolaylaşacaktır hem de masadan bir kaç kez kalkmanıza yardımcı olacaktır. Her besin tercihi için masadan kalkmak, yavaş yemenize neden olup, doyma sinyalinizi ve porsiyon kontrolünüzün sağlanmasına yardımcı olacaktır. Çünkü beyin ile mide arasındaki sinyal iletimi 20 dakika kadar sürmektedir ve 20. dakikanın sonunda doygunluk hissine ulaşılmaktadır.

Yemeğinize yoğurt yiyerek başlayın!

İlk olarak yoğurt yemeniz mide hacminizin dolarak doyma hissinizin başlamasını sağlar ve kan şekerinizi dengeler. 2. kalkışınızda ise kendinize haşlanmış, közlenmiş veya çiğ sebzelerden oluşan bir salata tabağı almalısınız. Aldığınız salata ve sebzeler hacim olarak midenizde doygunluğun oluşmasına neden olacaktır. Son kez ana yemek için kalktığınızda ana yemek çeşitlerinden sadece sevdiklerinizi bile alıyor olsanız kontrollü bir şekilde tüketmenizi sağlayacaktır.

Ara öğünleri kesinlikle atlamayın!

Ara öğün yaparak kan şekerinizi dengelemeli ve açık büfe olan ana yemeklere çok aç karnına gitmeyi engellemelisiniz. Ara öğünler porsiyon kontrolünüzü kolaylaştıracaktır. Ara öğünlerde kek, poğaça ve tatlı gibi kilo almanıza neden olacak besinleri tercih etmeyiniz. Tercihinizi meyvelerden yana kullanın. Kan şekerinizin daha dengeli bir şekilde seyretmesi içinde meyvelerin yanında süt ya da yoğurt gibi protein kaynağı besinler tüketin. Meyveli yoğurt iyi bir ara öğün seçeneği olacaktır.

Su tüketimini ihmal etmeyin!

Yemeklerden daha da önemlisi sıvı tüketimidir. Ter yoluyla da sıvı kaybı yaşandığından vücudun döngüsü için kaybedilen sıvının karşılanması şarttır. Sıvı ihtiyacı mümkün olduğunca su ile karşılanmalıdır. Bu yüzden günlük su ihtiyacınızı karşılamak için en az 2,5 lt su içmeyi ihmal etmeyiniz. Hatta fazla ter kaybettiğiniz günlerde sodayla mineral desteği sağlayabilirsiniz.

Tatlı almadan önce yarım bardak süt veya ayran için!

Eğer tatlı besinler tüketilecekse günde bir porsiyonu geçmeyecek şekilde planlama yapılmalıdır. Baklava için 2 dilim, sütlü tatlılar için bir kase uygun miktarlar olmaktadır. Şerbetli tatlılardan sonra yarım bardak kadar süt veya ayran içilmesi tavsiye edilir. Bu şekilde tatlıdaki şeker miktarı ile sütlü üründeki protein etkileşir ve şekerin kanda hızlı yükselmesi engellenmiş olur.

Her gün mutlaka spor yapın!

Tatildesiniz diye sporda da tatil ilan etmeyin. Yüzmek, diğer egzersizlere kıyasla daha fazla kalori yakmanızı ve kas kütlenizi daha çok arttırmanızı sağlar. Her gün 1 saat yüzmeye çalışın.  Her gün yüzerseniz, besin kaçamaklarınızı gönül rahatlığıyla arttırabilir aynı zamanda suyun sakinlik ve dinginlik veren enerjisi ile birlikte bayramınızı daha keyifli geçirebilirsiniz.

[content_boxes layout=”icon-with-title” columns=”1″ class=”” id=””][content_box title=”Tatilde Yapabileceğiniz Egzersizler İçin Hemen Buraya Tıklayın!” icon=”fa-chevron-right” backgroundcolor=”#d5c5e2″ iconcolor=”” circlecolor=”” circlebordercolor=”” iconflip=”” iconrotate=”” iconspin=”no” image=”” image_width=”35″ image_height=”35″ link=”http://mag.morhipo.com/?p=5590″ linktext=”” linktarget=”_blank” animation_type=”0″ animation_direction=”down” animation_speed=”0.1″] [/content_box][/content_boxes]

Tatilde İhtiyacınız Olan Her Şey: