Spor Salonunda Giydikleriniz Karakterinizi Ele Veriyor!

Hep duyarız, mevzu niyet, gerisi ayrıntı diye. Spor söz konusu olduğunda da ”bir tayt, bir tişört” gerisi yalan deriz. Ben de çoğu kez kendimi insanlara böyle söylerken yakalasam da, sonrasında taytımı bra’ma, bra’mı ayakkabıma, onu da çorabıma eşleştirmeye çalışırım.

Dolayısıyla hepimiz temelde basitlikten yana olsak da, minimal bir hayatı savunsak da, spor salonuna giderken kendimize dair ipuçlarını barındıran kıyafet seçimlerimizle aslında tam tersi kafalarda olduğumuzu alemin gözüne gözüne sokarız.

Peki siz spor salonuna giderken hangi tipte giysi ve ekipman seçiyorsunuz?

Ve bu seçimler diğer insanlara ne türden mesajlar veriyor?

Ya da diğer bir deyişle kılık kıyafete göre spor salonu tiplemeleri…

1.EXERCISE BARBIE

Kolayca tahmin edileceği üzere, bu tipte kimseler, taytı, bra’sına, mümkünse ince belini, karın kaslarını ortaya seren bol bol Nike tişörtü, yine Nike saç bandına uyan tiplemedir. Bu tipte kimseleri haftada beş gün salonda görürseniz şaşırmayın. Exercise barbie’ler kendilerini çok zorlamadan, çok fazla ağırlık altına girmeden, çok da fazla terlemeden, saçını ve hafif makyajını bozmadan salona gelir, antrenman yapar giderler. Genelde stüdyoda kendine has üç beş mat egzersizine bariz hakimlerdir. Onun dışında ne yapar ne ederler pek bilmeyiz. Bu tipteki insanları örnek alıp, kendimi çok yormasam da böyle incecik ve formda görünürüm diye düşünmeyin. Zira Exercise barbie’lerin gizli silahı az ve temiz beslenmeleridir.

2.PINTEREST UNICORN

Pinterest Unicornları mesaj kaygılı uzun atletleri ve fazlalıklarını kapatmak için özel olarak seçilmiş siyah taytlarıyla kolayca ayırdedebilirisiniz. Pinterest Unicorn’ları ”terli saçlarım var; ama umursamıyorum” ya da ”evde hanımefendi, spor salonunda canavar” tadında mesajlar içeren tişörtler ile diğerlerinden kolayca ayırabilirsiniz. Pinterest Unicorn’ların doğal yaşam alanları eliptik bisiklet ve koşu bantlarıdır. Zira terlemek önemli. E kilolar var, onları verebilmek önemli. Tüm bunları yaparken de ”yıkılmadım, ayaktayım’’ mesajı vermek önemli; çünkü belki ki bu kilo verme amaçlarının başkaları tarafından bilinmesi, bu tipte kimseler için motivasyon sebebi. Ve bu kimseler de diğerleri için, açık ara salonların en renkli tipleri.

3.Crazy Girls

Spor salonuna kafası karışık gelenleri oturup sıralasak bunlar kesinlikle ikinci sırada yer alır. Genelde karın ve kalça bölgelerindeki fazlalıklardan şikayet ederler. Az yediklerinden ve eskilerde nasıl da pilates, aerobik ve tae bo sınıflarının gözde öğrencilerinden olduklarından bahsederler. Ve olmazsa olmazları, leopar desenli taytları ve göze batan bluzlarıdır. Off of! Keşke salona sağlam bir diyet, bir beyaz tişört, bir tayt ile gelseler ve bolca antrenman yapsalar.

4.THE FACE

The face’ler, salonların süslüleridir. Rimeli, fondöteni, kalın kalın çekilmiş eyeliner’ı ve on metreden ”ben burdayım” diyen ruju ile The Face, salona terlemeye gelmemiştir. The face, spor salonuna gelmeden evvel, kuaföre uğramış ve saçına fön çektirmiştir belli ki. Bu tiptekiler sabahçı ve akşamcılar olarak ikiye ayrılırlar. Akşamcılar için her zaman ”belki de iş çıkışı salona geliyor” diye düşünsek de, sabah dokuzda eksiksiz bir makyaj ile salona gelenler için pek bir açıklama bulamıyorum.

5.DANCER

Dancer spor salonlarının en alakasız, en 80’lerden çıkamamış tiplerdendir bana göre. Uzun çorapları, karınlarını gösteren kısa atletleri, olmazsa olmaz saç bantları ve mini şortları ile göze çarpan Dancer’ler kendi hayal alemlerinde takılan, spor salonunu da sosyallik maksatlı kullanan, süreçte tek bir dambıla el sürmemiş / sürmeyecek olan kimselerdir. Zumba sınıfları bu tipte kimseler için yuva gibi bir şeydir.

6.SPINNER

Spinner bariz zengindir. Spinner’ın antrenmanına uygun ayakkabısı, terlemeye uygun atleti, taytı, saç bandı ve benzeri her türden ekipmanı sınırlı üretimdir. Giyilebilir teknolojiyi en çok Spinner’lar kullanır. Ve olmazsa olmazları rengarenk kulaklıklardır. Gerçi Spinning sınıflarında müzik son ses ve ritim duygusu esas olsa da, doymaz bu Spinner kişisi. Dersten çıkar cat walk’u için bir koşu bandına süzülür. İşte tam o an kulaklıklar tam da koşu bandı için ideal aksesuarlardandır.

7.DOUBLE-FACED

Spor salonlarının çift karakterlileridir. Dış görünüş olarak diğerleri gibi görünmeye çalışsalar, çantalarını akşamdan hazırlasalar da iş çıkışı kendilerini spor salonu yerine başka yerde bulacaklardır. Arkadaşlarına ”senin için salonu ektim” diyecek ve bu sohbeti belki haftanın üç günü, üç farklı arkadaş grubunda tekrarlayacaktır. Arada bir instagrama video, fotoğraf yükleyecek, spor aşkından, gymrat’likten dem vuracak, ama çoğunlukla haftanın üç gününü spor salonu haricinde bir yerlerde geçirip, sağlıksız beslenerek yaşayıp gidecektir.

Yazının başında dediğim gibi aslında salonda ne kadar minimalseniz o kadar iyisiniz; lakin hepimiz salona giderken kendimize özenmek isteriz. Ama fakat lakin az biraz ucunu kaçırdığımızda sporcu değil de tipleme oluyoruz işte. Bu sebeple salona giderken kıyafet seçerken mümkün mertebe sade, işlevsel ve rahat şeyleri seçin. Sadece güzel görünmek uğruna spor salonuna ve spor kültürüne yakışmayan şeyleri giymek, az biraz itici.

Minimal olun, minimal ve fit kalın. Sevgiler.